Blog

Değişim

Değişim

Hemşerim Efes’li Herakleitos’un ‘Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir’ demesinin üzerinden yaklaşık 2,500 yıl geçmiş. Eski çağlarda insanlar doğayı gözlemlemişler; doğadaki ve canlılardaki değişimleri gözlemleyerek bu sonuca ulaşmışlar. Bilim dünyasındaki son gelişmelerle da vücudumuzda her gün milyarlarca hücrenin yenilendiğini biliyoruz. Kısacası değişim bizim doğamızda var; yabancı olmadığımız, hatta bizim için oldukça sıradan bir konu. 🙂

Gelgelelim konu davranışlarımızda veya iş yapış şekillerimizde bir şeyleri değiştirmeye geldiğinde işler karmaşıklaşıyor ve zorlaşıyor. Açığa çıkan dirençlerimiz bizi değişmemeye, daha önce bildiğimiz yoldan gitmeye, bildiğimiz, alıştığımız şekilde yapmaya yönlendiriyor. Alışkanlıklarımızı ne kadar uzun zaman önce edinmişsek de değiştirmek bir o kadar zorlaşıyor.  

Vücudumuzda en çok enerji kullanan organımız olan beynimiz enerji kullanımını optimize etmek için tekrar ettikçe birçok şeyi otomatik pilota alıyor, bazı davranışları zamanla dikkatimizi ne yaptığımıza çok vermesek bile rahatlıkla ve konsantre olmadan da sergileyebiliyoruz. (En bilinen örnek: Araba kullanmak) Yeni bir davranışı sergilemek için belirli bir eşiği geçmek ve alışkanlık seviyesine gelene kadar yeni davranışları tekrar etmek gerekiyor. Bu yüzden değişmek; alışık olduğumuz ve rahat ettiğimiz konfor alanımızı terk etmek ve yeni bir davranışı / alışkanlığı oturtana kadar belli bir bedeli (zorlanma, hata yapma, zaman ayırma, vs.) ödemek demek. Bedeli önden ödemek, değişimin getireceği faydaları hissetmek için ise belli bir sürenin geçmesini beklemek gerekiyor. Örneğin; yeni bir bilgisayar programını öğrenmek için önce zaman harcamamız gerekiyor, ancak belirli bir süre sonra bu programın sağladığı kolaylıklardan faydalanmaya başlayabiliyoruz. Araştırmacılar insanların eyleme geçmesini sağlamak için eylemin potansiyel kazanımlarının potansiyel kayıplardan en az 2 kat daha fazla olması gerektiğini söylüyor. Bu yüzden değişimin faydaları ve değişilmezse neler olabileceği konusunda farkındalığı artırmak gerekiyor. (Bu konuda Jonah Berger’in ‘Değişimi Tetiklemek’ adlı kitabını tavsiye ederim.)

Günümüzde kurumların değişim ve gelişim ihtiyaçları o kadar fazla ki, birçok projenin aynı anda yürütülmesi gerekiyor. Çoğu zaman bir proje bitmeden yeni bir projenin başlatılması gerekiyor. Bu durum iyi yönetilemez; gerekli fayda/kayıp analizi yapıp önceliklendirmeden çok sayıda proje paralel olarak devreye alınır ise yönetici ve çalışanlarda yorgunluk ve bıkkınlığa neden oluyor. Maalesef VUCA döneminde değişim ihtiyaçları artarak devam edecek ve istesek de istemsek de aynı anda birçok inisiyatifin devreye alınması gerekecek. Bu nedenle; ‘Değişim ve Değişimi Yönetme’ becerilerini kurum yetkinlik setlerinin olmazsa olmaz parçaları olarak konumlandırmak kanımca yapılabilecek en iyi iş. Esneklik/çeviklik, adaptasyon, dayanıklılık (resillience), yenilikleri denemeye ve yeni fikirlere açıklık, merak, öğrenme çevikliği, sürekli iyileştirme, bu dönemde kurumların en çok ihtiyaç duyacakları yetkinliklerden. Başta koçluk gibi yöntemler ile çalışanların bu tarz yetkinlikleri geliştirilebilir ve değişime karşı gösterdikleri dirençler üzerinde çalışılabilir. Diğer yandan işe alım sürecini güçlendirerek daha en başta beklenen davranışları sergileme ihtimali yüksek kişileri kuruma katmak da etkili bir yaklaşım olacaktır.

Son olarak; ‘başkasını zorla değiştirmenin asla mümkün olmadığını, kişinin ancak ve ancak kendisi isterse değişebileceğini’ altını çizerek söyleyelim. Hiç kimse ‘Hadi değiş bakalım!’ denilince değişmiyor. Bireylerde değişim için gerekli istek ve arzuyu uyandırarak değişim için harekete geçmelerini sağlamak işin can alıcı noktası.

Sorular:

Hangi alışkanlık veya davranışınızı değiştirmek ‘mevcut sizi olmak istediğiniz size’ en fazla yakınlaştıracak?

Bu alışkanlık veya davranışınız size nasıl bir konfor alanı sağlıyor?

Bu alışkanlık ve davranışınızın dezavantajları neler, değiştirmezseniz ne kaybedeceksiniz?

Yeni alışkanlık veya davranışınızın size nasıl bir faydası olacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer Yazılar